2011'İN EN POPÜLERLERİ

Bu senenin sonuna gelmişken, üç-dört aylık yayın hayatımızın en popüler yazılarını da listelemek istedik. 2011 sanatblog’un doğduğu yıl oldu, sevdiğimiz ve beğendiğimiz şeyleri paylaşmak ve karşılığında tepki almak çok keyifliydi. Dileğimiz, bu keyfi 2012’de de devam ettirmek. Destek veren ve siteyi beğenen herkese çok teşekkür ederiz.

1. Her şey koca bir remiks

Bu sene öğrendiklerimiz arasında belki de en sarsıcı olanı Led Zeppelin’in hırsızlıklarıydı. Kirby Ferguson’un Everything is a Remix serisi, bize en çok kopyalanan bas melodisinin hangisi olduğunu, Kill Bill’in hangi sahnelerinin hangi filmlerden birebir alındığını göstererek “orijinal eser halen mümkün mü yoksa her şey koca bir remiks mi” sorusunu masaya yatırdı. Türkçe altyazısı bulunan, onar dakikalık üç bölümlük bu serinin dördüncü bölümü için de gözümüz yollarda.

Ek: Serinin dördüncü ve son bölümü de yayımlandı: Her şey koca bir remiks 4. Bölüm

2. Muta-Morfoz: Sıkı kent imgeleri

Bu siteye başlarken dünyadan verdiğimiz örneklerin yanı sıra Türkiye’den de sanatçıların işlerine yer vermek istiyorduk. Ama ne yalan söyleyelim Türkiye’deki sanatçılara dair de çok şey bilmiyorduk. Ama araştırmalarımızın elinden kurtulamadı bu durum. Murat Germen ise böyle bir çabaya girmekle ne kadar iyi bir iş yaptığımızı gösteren en iyi örnek oldu. Bizim açımızdan, sadece kafamızdaki şehir ve İstanbul imgeleriyle oynamakla kalmadı, Türkiye’de üretilen sanata doğru şahane bir kapı oldu.

3. Stereotip haritaları: Darkafalıların harika dünyası

AlphaDesigners’ın hazırladığı “bağnazlık haritaları” bu sene dünyadaki birçok internet sitesinin en çok ziyaret edilen yazıları arasına girdi; herkesi ötekine fırlatılan yüzeysel bakışla eğlendiren bu posterler arasında Türkiye’nin ve Türklerin de olması ayrı bir zevk oldu. Her bir poster “evet gerçekten öyle” dedirtti, Amerika’nın İtalya’yı “Godfather”, İspanya’yı Meksika olarak görmesine bol bol güldük, “Şükran Günü Yemeği” olduğumuza da artık gülerken, Berluscolini’nin en azından tutarlılığına saygı duyduk.

4. He-Man hipster olursa

Çocukluğumuzun çizgifilmlerinden bahsederken yaşımız da ortaya çıkıyor sanırım. Varsın çıksın, çünkü He-Man’in ve İskeletor’un hipster versiyonlarını görme keyfini paylaşmadan duramazdık.

5.  Bhuton Balonları: Jonathan Harris Gayri Safi Milli Mutluluğu Ölçüyor

Jonathan Harris’in neredeyse bir etnografik çalışma boyutundaki Bhutan Balonları projesi, öncelikle sahip olduğu çok yönlülükle, sağladığı zengin malzemelerle insanı kendine hayran bırakıyor. Küçük bir köyde, kim ne kadar mutlu, kimin en sevdiği renk ne, hayattaki en büyük dilekleri ne işte bunları seriyor önümüze Harris. 10 Yolculuk film listemizin birinci sırasındaki Before the Rain filmi de aynı şeyi söylüyor aslında: “Yüzleri tanıdığınızda, hikâyeyi de anlamaya başlayacaksınız”.

6.  Kurt Wenner: Sokakta üç boyutlu klasik sanat

Siteyi takip edenler sokak sanatına olan düşkünlüğümüzü fark etmiştir. En azından sağ tarafta hep duran Banksy posteri dikkatinizi çekmiştir. Blu’nun muhteşem stop-motion grafiti filmi MUTO*, JR’ın favelalarda ve aslında dünyanın her yerinde yürüttüğü sokak çalışmaları* veya Berlin’de bir dört yol ağzına dökülen kova kova boyalar*; sistemden kaçarak istediğini yapanlara karşı özel bir ilgimiz olduğu bir gerçek. Kurt Wenner ise bu işi izinle yapıyor, ama kaldırıma üç boyutlu çizdiği resimler o kadar etkileyici ki bu sene sokak sanatı hakkındaki diğer yazılara fark attı.

7.  Pentatonik gam muamması 

Müzik, sitemizin ana kategorilerinden biri ancak henüz istediğimiz doygunluğa ulaşmadığı da bir gerçek. Acelemiz de yok. Ama yine de bu sene Björkünkü gibi bizi her yönüyle çok etkileyen albümlerden (* * *), müzik tarihinden (* * *), Türkiye’deki oluşumlardan* veya festivallerden* bahsettik ve dinleme listeleri* yayımladık. Sağır bir sanatçının* sesle olan ilişkisine, işitme duyumuzun modern zamanlarda kayboluşuna* dair düşündük ve Bobby McFerrin bize pentatonik gamın evrenselliğini harika bir şekilde gösterdi. Bu üç dakikalık gösteriyi kaçırdıysanız kesinlikle göz atın ve pentatonik gamın size de nasıl işlediğini görün.

8.  Web trend haritası

Tasarımcılarla verilerin birleşmesinden doğan infografikler*sitemizin gediklilerinden. Karmaşık süreçleri, yüklü verileri sadeleştirerek, hap gibi sunan bu görseller üzerinden yaratım sürecini*, internetteki müzik dünyasını* ve internetin kendisini değerlendirdik. En popüler tercih ise metro haritası gibi tasarlanmış web trend haritası ile dünya çapındaki ağı oluşturan irili ufaklı sitelerin birbirleriyle olan ilişkilerine göz atmak oldu.

9.  90 saniyede 5000 yıllık Ortadoğu tarihi

Sitedeki onca yazı içinden, Ortadoğu tarihinin listeye girmesi, önümüzdeki tüm engellere rağmen tarihi anlamaya çalışmaktan vazgeçmediğimizin bir göstergesi olabilir mi? Yoksa 90 saniyede 5000 yıllık tarih teklifi mi çok cazip? Sebep ne olursa olsun sonuç Amerikalıların kazan-kazan dediği türden. Ayrıca birbiri ardına kurulup yıkılan devletleri, bir anda herkesi ele geçiren imparatorlukları izlemek insanda garip bir “vay anasını” hissi de yaratıyor.

10.  Batık gemide fotoğraf sergisi

Avusturyalı dalgıç ve profesyonel fotoğrafçı Andreas Franke’nin Key-West’te bulunan Vanderberg gemisinin enkazında çekip sergilediği fotoğrafları da listenin son sırasında. Herkese güzel bir sene diliyoruz!